• Rusya´dan ABD´ye anında cevap!..

    Rusya´dan ABD´ye anında cevap!..


    Amerika Birleşik Devletleri ile Polonya arasında füze savunma sistemi anlaşması imzalandı. Rusya'nın buna cevabı ise gecikmedi.. Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ve Belarus Devlet Başkanı Aleksandır Lukaşenko ortak füze kalkanı kurma konusunda anlaştı...

    Washington, aylar süren pazarlıklar sonrası, füze kalkanı projesini hayata geçirme yolunda son adımı attı. Polonya topraklarında önleyici füzeler konuşlandırılmasına yönelik anlaşma imzalandı.

    ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile Polonya Dışişleri Bakanı Radek Sikorski'nin imzaladıkları anlaşma, yaklaşık 18 ay süren müzakereler sonunda gerçekleştirildi.

    Anlaşma, Polonya topraklarına, Amerikan askerlerinin ve füzelerinin konuşlandırılmasını sağlayacak. Füzelerin konuşlandırılacakları yer, Polonya'nın Baltık Denizi kıyısında, halen kullanılmayan bir asker üs olacak. Washington, üsse yerleştirilecek 10 füzenin, NATO üyesi ülkelerin çoğunu, uzun mesafeden düzenlenecek muhtemel bir saldırıya karşı koruyacağına inanıyor.

    Anlaşmanın güvenliği için tehdit oluşturduğunu savunan Rusya, Amerika Birleşik Devletlerine cevap vermekte gecikmedi.. Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ve Belarus Devlet Başkanı Aleksandır Lukaşenko ortak füze kalkanı kurma konusunda anlaşmaya vardı.

    Kremlin’den yapılan açıklamada, Medvedev ve Lukaşenko’nun Soçi kentinde yaptığı görüşmede, füze saldırılarına karşı bir kalkan kurulması konusunda devletler arası bir anlaşma üzerinde çalışmaların sürdürülmesi konusunda anlaştığı belirtildi.

    Açıklamada ayrıca iki liderin anlaşmanın bağımsız devletler topluluğu ortak güvenlik konseyi toplantısı sırasında imzalanması kararı aldığı kaydedildi. Rusya Devlet Başkanlığı İdari Başkan Yardımcısı da, Belarus ile ortak füze kalkanı kurulması anlaşması imzalanmasının, ABD’nin Polonya ile imzaladığı anlaşmaya bir cevap niteliği taşıdığını söyledİ

    Gündeme Dair Not Düşümleri ( Empati İhtiyacı - Yılmaz Özdil'i Küçümsemek - İran lı Ahmedi ve İstanbul )

    Gündeme Dair

    Not Düşümleri...

    Boyakagen

    Empati İhtiyacı....

    Hafta sonu İzmir Urla Polis kampındaydım Yemek sırasında rastlantı eseri emniyet genel müdürlüğünün üst düzey bir yetkilisi de yan masamızdaydı . Masada kaymakam bey , belediye başkanı ve birkaç kişi daha vardı . Her neyse masaya oturduktan 10 dakika sonra oldu olmadı , bir polis memuru amirimle görüşebilir miyim diyerek korumayı geçti , selamını çakıp izahatını bildirdi . Önce teşkilatla alakalı bir sorun olduğunu sandığım durum aslında tüm yurdum insanın çözülemeyen her türlü sorununun ana sebebiydi . Memur arkadaş kampın dolu olması sebebiyle bir yükseltide ki balkon benzeri yere yerleştiriliyor kamp dolduğu için ve yemek sırasında küçük kız çocuğu bu yerden 3-4 metre aşağı yuvarlanıyor . Bunu bildirmek için geliyor masaya .... Hemen gerekli bilgi geçiliyor kamp yetkililerine ve memur arkadaş mağrur bir şekilde masasına kamp çalışanlarını şikayet etmenin huzuru ile dönüyor .... 5 dakikaya kalmadan bir kamp çalışanı gelip kardeşim yer yok deyip yollasaydım daha mı iyiydi yer yok diye sana burayı verdik şikayete gidiyorsun burası zaten çalışanların yeri diyor atışma fazla uzamadan kapanıyor...

    Kurallara bağlı isek o balkon benzeri yerde korumalıklar olması gerektiğini düşünüyorsak , kamp dolu kurallar böyle sizi içeri alamayız dendiğinde de aynı saygı gösterebilir miyiz ?

    Görevimizi yaptığımız kurumda sizi aşıp en üst düzeyde ki bir yetkiliye gidilip şikayet edilseniz ne hissederdiniz ?

    Üst düzey bir yetkili olsanız ve sizi ilgilendirmeyecek kadar basit bir konu ile ne kadar ilgilenirsiniz , şikayete gelene ne kadar hoş görü ile bakarsınız ?

      Tatildesiniz , biri yanınıza yaklaşıp sizi ilgilendirmeyen bir konuda şikayete geliyor ne yaparsınız ?

     --------------------------------------------------------------------------

    Akşam oluyor dönüş yolundayız . İzmir’e dönüyoruz . Otobanda gişelere geldik . Malumunuz akşam saati Çeşme , Çeşmealtı , Karaburun , Seferihisar dan dönenlerin hepsi orada ve gişelerde kuyruk metrelerce... Kuyruk ilerlemedikçe insanlar sabırsızlanıyor sağ yapıyor sol yapıyor yandaki sıralardakileri sıkıştırıyor. Bu sıkıştırma o kadar abartıldı ki bir ara sırada olmamıza rağmen yandan sıraya girmek isteyen bir dakika diye işaret ettik ve gereğinden sert bir kafa sallayışla hayır yanıtını aldık bayandan... Kendi sıramızda ilerleyemedik....

     

    Şimdi diyorsunuz ki bize ne kardeşim bunlardan gitmiş gezmişsin bize mi anlatıyorsun... Demek istediğim çok farklı aslında... Ağzımızı açıpta sürekli yerden yere vuruyoruz ya Ankara’dakileri işte kastettiğim bu . O adamlar bu sokakta karşılaştığımız insanlar aslında . Ankara’da varsa rüşvetle iş yapan vekil bilesin ki kuralları hiçe saymıştır , zora düştüğünde koşa koşa ona yapılan kıyağı unutup o kıyağı geçenlere saldırmıştır , otoban gişe kuyruğunda sıranızı işgal etmiştir , yolunuzu kesmiştir , tehdit etmiştir , gasp etmiştir ....

     

    Arada sırada kendimize bakmakta yarar var . Kendinize bakarken olabildiğince bedeninizden uzaklaşarak bakın kendinize . Karşınızda ki olun ve öyle bakın kendinize...

     

    Boyakagen

    Kim o, deme boşuna...
    Benim, ben.
    Öyle bir ben ki gelen kapına;
    Baştan başa sen








    Boyakagen

     

    Yılmaz Özdİl’i küçümsemek...

    Birkaç sitede denk geldim .... Yılmaz Özdil’i yerden yere vuruyorlar . Babası Dinç Bilgin in şoförü imiş oradan işe girmiş , gazetecilikten anladığı yokmuş zaten kabiliyeti uzun yazı yazmaya da yetmiyomuş....

    Kimi sayfalarca yazar aşkını kimi 2 satırda bitirir her şeyi . Üstteki 4 lüğü tekrar tekrar okuyup bir şeyi anlatmanın kaç cümle kurduğunuzla değil cümlelere neler yüklediğinizle alakalı olduğunu bir kere daha düşünün dilerseniz....


    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu AA verdiği röportajda İzmir halkının arkasında neden durduğunu 2 sebebe bağlamış ,

    1-     Güveniliriz

    2-    Melih Gökçek güvenilmez


    İstanbul ‘ un Çilesi

    Ahmedi geçen hafta İstanbul’daydı . Hava 40 a yakın ... Şehir kalabalık... O kalabalık şehir iyice istiflenmiş ahmedinin geçmeyeceği yollara . Köprüyü 3,5 saatte geçen var o şehirde o gün... Valiydi , belediye başkanıydı , dışişler yetkilisi herhangi biriydi her kim ise tahminen şöyle bir dialog yaşandı ahmedi gelmeden ,

     

    Memur : Efendim İranlı Ahmedi geliyo

    “Yetkili” : Kapatın tüm yolları a.......

    Memur : Ama efendim halk

    “Yetkili” : Halkın.......

    Memur : Emredersiniz

    İstanbullu kendi sokaklarından çıkana mahkum olur... İşgüzarlığına mahkum olur o sokaktan koltuğa giden adamın...

    Ne olur biraz karşınızdakini de düşünün....

    ÇOKMU ZORDU BİR HELİKOPTERLE TAŞIMAK AHMEDİYİ ????

    De Beers sizinle gurur duyuyor... Yılmaz Özdil

    De Beers sizinle gurur duyuyor...
    Yılmaz Özdil



    De Beers, malum... Mücevherci.

    Demiş ki başındaki arkadaş:

    "Ekonominiz iyiye gidiyor...

    Burada en az Dubai’deki

    kadar pırlanta satışı yaparız."

    *

    İyi haber di mi?

    *

    Devamını okuyoruz...

    Şunu da demiş satır aralarında...

    "Ekonomik kriz bizim için iyi

    haberdir; çünkü insanlar krizde

    daha fazla pırlanta alıyor..."

    *

    Hem diyor ki, ekonominiz iyi,

    çok pırlanta alıyorsunuz...

    Hem diyor ki, ekonomik kriz

    olduğunda çok pırlanta satılır.

    *

    Bana kalsa, De Beers’in başındaki arkadaşı, önce Elvan gibi Türk vatandaşı yaparım, sonra da Başbakan yaparım... Çünkü "ayvayı yediniz"i bu kadar şık söyleyen birini görmedim bugüne kadar!

    *

    Bakın, Şükrü Kızılot yazdı...

    Ekmeğin, peynirin KDV’si var.

    Pırlantanın yok.

    Süte, yumurtaya KDV ödüyoruz.

    Elmasa ödemiyoruz.

    *

    Niye birader?

    Niye olacak...

    "Kimsesizlerin kimiyiz" diyerek, Anadolu’nun bağrından çıkan halk çocukları, pırlantanın-elmasın yüzde 18 olan KDV’sini sıfıra indirdi de, ondan.

    *

    (Elit şehir çocukları anlamaz...

    Anadolu’da öyledir.

    Ekmek almaz, tek taş alır!)

    *

    Ve, zaten aslına bakarsanız...

    Neticede "karbon"dur.

    Kömür türevi garibana.

    Elmas türevi kodamana.

    *

    Hadi cümleten hayırlı "adalet"li "kalkınma"lar... Anca gidersiniz.

    Haincik / Yılmaz Özdil

    I love Humeyni! / Yılmaz özdil

    Zırhlı Otomobil / Yılmaz Özdil

    İddianame / Yılmaz Özdil

    Cici savcı / Yılmaz Özdil

    Boşuna / Yılmaz Özdil

    Taksim ( Yılmaz Özdil )

    Ulusa Serzeniş / Yılmaz Özdil

    Cumhurbaşkanı Tanzanya ' ya Niye Gidiyor ? ( Yılmaz Özdil )

    9 EYLÜL... (YILMAZ ÖZDİL)

    Yanar o ormanlar abi takmayın kafanıza....